izmirde neler oluo ki kubi?
AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi)
CHP (Cumhuriyet Halk Partisi)
MHP (Milliyetçi Hareket Partisi)
Başka Parti
Bağımsız bir adaya oy vereceğim
Oy Kullanmayacağım
Oy Kullanamayacağım
Kararsız
2010'u da katınca % 4.95 oluyor ki yine ortalamanın altında kalıyor. ya da aynı işte..
gsmh, gsyih güzel terimler tabi ama terim olarak kalmasın. dünyanın en zengin adamlarını yaratmış bir ülkede o rakamlar şaşırtıcı değil
bir de akp hep kriz dönemini referans alıyor. niye ki? Mesela 2002'de ülke zaten düzelmeye başlamıştı. Akp zaten düzelmeye başlayan bir ekonominin başına geldi. Politikaları da bildiğimiz gibi Kemal Derviş'in idi. Ve şu da var. o kriz ortamı ile şu ankinin bir farkı olduğunu düşünmüyorum. O zaman da Ecevit çıkıp konuşmasaydı böyle bir krizin varlığından haberdar olmazdık..
Bu krizle ilgili bir şey daha var. uzun uzun yazılar var da özet geç piç diyecekler çıkar diye cımbızla çekiyorum.
Krizden önce merkez bankasından en çok dolar çeken banka Citibank. 1 milyar 63 milyon dolar. Ertesi gün kriz oluyor ve dolar fırlıyor. Akp 2002'de iktidara geliyor. 3 ay sonra Citibank'ın 3 milyar dolar vergi borcunu siliyor. 2008 yılında Kemal Unakıtan The Banker dergisi tarafından yılın maliye bakanı seçiliyor. The Banker dergisinin sponsoru: Citibank
gerçek mi bu?
gerçekse hiç şaşırmıycam, değilse şaşırcam da...![]()
gerçek. yalnız citibank'ın vergi borcunun affedilmesine açıklama yapmışlar.. yersen![]()
gsmh şaşırtıcı olmuyor ama borçlanma çok şaşırtıcı? Ben de bunu mantıklı bulmuyorum. Herşeyi geçtik önemli olan borçlanmanın finanse edilişidir. ki 2002 ye göre (tabiki 2002 yi baz alacaksın. Ak Parti 2002 de geldi. 99 dan beri diyecek hali yok.) bu oran çok iyi durumda. Basit açıklarsan bir mahalle bakkalının borcu diyelim 15 bin lira. Ama KOÇ un borcu milyonlarca dolar. Sadece borca bakıp gelire bakmazsan CHP nin yaptıı gibi KOÇ yandı bakkalımız 10 numara. Masstrich (nasıl yazlıyorsa) kriterleri diye ağıza sakız olan kriterler vardır. Aslında bunlar çok önemlidir. 9 yılda bu kriterlerin çoğu yerine geldi. Bu bile önemli bi kalkınma. Ekonomi zenginleştikçe elbette ultra zenginler de ortaya çıkabilir. Ama makasın yine geçmiş yıllara göre kapandıını şöyle görebiliyoruz: 2002 de 1 ve 2 dolar altı çalışan var iken günümüzde bu sona erdi. makas zamanla daralıyor. demiyorum ki çok kısıldı bişey kalmadı. amabu da önemli.
Önceden de demiştim. Kemal Derviş iyi bir ekonomistti ve Ak Parti o programı "başarıyla" uyguladı. Kendin de diyorsun ecevit saçmalamasaydı diye. Ama iş o kadar değil. Bankaların hortumları denetimleri mali disiplin bunları uygulamak asıl önemli olan. Bunu da yapamadı hükümetler. Bu hükümet yaptı işte. Ki Kemal Derviş giderken de hükümetin icraatlerini överek gitmişti. Hatta bir ara bunun yüzünden Baykal'la ters bile düşmüştü. Ama 2007 den sonra hükümet IMF ile olan anlaşmayı yenilemedikten sonra (ki bu bile TC için devrimdir) kendi politikalarını tam olarak ortaya koydu. 2009 da Başbakan teğet derken g.tüyle gülenler neyin ne olduğunu sanırım şimdi görüyorlardır. Gerçi yine ümidim yok ama belki ören oluyordur. Sorun şu: Efendim Kemal Derviş miş. Kardeşim Kemal Derviş kimin hükümetindeydi? O hükümet niye duramadı bu adamın arkasında? Kendi icraatlerinin arkasında? Madem öyle niye erken seçim kararı aldılar? Burda bile bir basiretsizlik var. Duruş sergileyememe var. Demek ki Ak parti bunu da başardı. Lamı cimi yok. Ak parti söylemlerinde, sosyal yaşam siyasetinde birçok yanlış yaptı yapıyor. Ama ekonomi de gayet başarılı. CHP'nin ekonomiden vurması mümkün değil. Haa işte dediğim gibi bilmeyen adama yutturur. Bir tablo yaparsın koyarsın borçları karşılaştırırsın. Ama en önemli unsuru Geliri koymazsın en baştaki örnekte olduğu gibi adamı kendine çekersin. Ama ucuz numaralar. Herkes yemez.Mesele o zaten Kemal Derviş in işiydi demekle geçiştirilemez. Gururunu yeneceksin Ak Parti bu programı güzel uyguladı arkasında durdu diyebileceksin. Krizin içinden iyi çıktık diyebileceksin.Herkes fikir atabilir ortaya koyabilir. Önemli olan pratiktir uygulamadır. Haa elbette ekonomi 5 yıldızlı uygulanmadı. Ama şu ana kadar gayet iyi idare edildi. Bunu diyebilen birileri lazım. Bahçeli birkaç ay önce ekonomi düzeliyor bunu değerlendirmek lazım dedi. Seçim meydanında püskevit muhabbeti yaptı. Onurlu olacaksın bir dediğinle öbür dediğin tutacak.
Teğet falan geçmemiştir efendim. Tam anlamıyla 2001'i yaşamışızdır ancak ortada büyük şirketlerin, bankaların, yabancı yatırımcıların istediği bir iktidar olduğu için kriz psikolojisine girmemiştir kimse. Bu iki durum arasında sadece stratejik bir hata var o kadar. Pekala büyük şirketler de Akp'den memnun olmasalardı 2001'deki gibi ülkeyi kolaylıkla krize sokardı. Yukarıda yazmıştım. Kriz karşılaştırmaları için ise rakamlar aşağıda:
Rakamlardan da görüldüğü gibi Akp iktidara gelmeden önce zaten kriz atlatılmaya başlanmıştı. Akp bu işin kaymağını yedi sadece..
Peki sana bir soru: Protestolu senet sayısının 2002'de 1 milyar TL iken 2010'da 6 milyar TL'ye çıkması nasıl izah edilebilir? Eğer insanların borç ödeme gücü arttıysa neden senetler ödenmediği için protesto ettiriliyor?
Yav en büyük sıkıntı da zaten iki kriz arasındaki farkı bilmemek. Ya da bildiğin halde söylememek. 2001 krizi hükümetin yanlış saçma sapan ve hortumlu politikalarının sonucu ortaya çıkmış bir kriz. Yani devletin başındakilerinin yanlış siyaseti para politikası ve basiretsizliğinden kaynaklandı. 2009 krizi ise dünya çapında global yaşanan bir kriz. Karşılaştırmayı yaparken 2001 de çıkan basiretsizlik krizi ile değil, 2009 da diğer ülkelerde yaşananlarla birlikte vermen gerekiyor. Bakıyorsun Yunanistan battı batacak, İzlanda gibi bir ülke iflas etti, İspanya hala çok büyük sıkıntılar yaşıyor Portekiz keza. Diğer Avrupa ülkelerinde de ciddi sarsılmalar oldu. Yine Amerikanın fakir kesimi bu krizden daha çok etkilendi. Avrupa'nın bu denli etkilenmesine rağmen Türkiye korkulandan az sarsıldı. Neden? Çünkü senin ekonominin en büyük "ortağı" AB ülkeleri. Onlar ne kadar sarsılırsa normalde sen en az onlar kadar sarsılırsın. Sen şimdi gidip bu 2 krizi karşılaştırırsan elma ile armutu karşılaştırırsın. Hala diyorsun ki zaten düzelmeye girmişti. O düzelmenin sürekliliği politkalardan taviz vermeme seçim ekonomisi uygulamama merkez bankasının paralarına dokunmama vs vs.. Bunlar Kemal Derviş mi yaptı? İnşaat sektörünü kalkındırma, üreticilere teşvikler, esnafa 0 faizli krediler, borçların yapılandırılması.. Kardeşim bi görün bi evet yaptılar diyin. Ama sevmiyorum nefret ediyorum oyumu vermeyecem diyin eyvallah. Kimseyi ilgilendirmez. Ama zorlama yorumlarla bu iş yürümez. Millet anca güler. 9 yıldır ekonomi gayet başarılı gidiyor ama bu iş Kemal Derviş sayesinde olmuş oluyor. Ki kendisi de zamanında bu hükümetin poltikalarından memnun olduğu halde.
Protestolu senet dolaylı yoldan hükümetle alakalı bir durumdur. Bu evrakların kullanım şekline ve kullanma yoğunluuna bağlıdır. Protestolu senetler üzerinden ekonomi değerlendirilmesi yapılması çok zordur. Çünkü bunu kullananlar tacirlerdir. Tacirlerin tanımı da TTK da mevcut. Eğer bu tanıma uymayanlar ticaret yapmaya kalkıyorsa bunun sorumlusu hükümet değildir. Fakat elbette mücbir sebeplerden batanlar da olur. Sıkıntıya girenler de olur. Fakat senetlerin protestoya uğramasının 100 den fazla sebepleri olabilir.
Krizleri karşılaştırma kriterlerimi yazdım. Sana rakamları veriyorum. TÜİK'den alınmış rakamlar. Matematiğin var, gözlerin var.. sektörlerdeki küçülmeleri görüyorsun. 2001 krizinden (netice itibariyle) farkı yok. Şimdi Akp'nin yaptığı şudur. Alırsın bir teknik direktörü o teknik direktör istediği oyuncuları alır, en iyi altyapıyı hazırlar, takım iyi oynamaya başlar.. Sonra teknik direktör bir anda ben yoruldum bırakıyorum der. Yerine gelen teknik direktör başarılı sonuçlara devam eder.. Olay budur. Yahu Akp 2002'nin Kasım'ında geldi. 2003 sayılır. 2002 yılındaki büyüme rakamını da görüyorsun.. E demek ki Akp öncesi hükümet zaten politikaları taviz vermeden yürütmeye başlamış. Benim dediğim şudur. Akp'nin ekonomiye yaptıkları önceki hükümetlerden sonuç itibariyle farklı değildir. Yani 2002'de 300 tl olan asgari ücreti 2011'de 800 TL yaptık demek fakat açlık sınırının 880 TL olması..
Ozi
Rakamları görüyorum. Ama rakamları dans ettiremezsin. Al işte o zaman da küçülmüş bu zaman da küçülmüş teğet geçmemiş diyemezsin. O zaman karşılaştırma mantığına her türlü hakareti yapmış olursun. Teğet geçme lafı global bir kriz içerisinde Türkiye'nin diğer ülkelere göre daha az etkilenmesi demek. Elma ile armut oluyor seninki. CHP nin yaptığı gibi al borç bu kadar olmuş demek oluyor. 2001 krizi ile 2009 krizinin farkını bırak alakası yok. Oluş biçimi nedenleri ve hatta sonuçları. Birisi yerel kriz diğeri global kriz. Tamamen farklı her yönüyle.
İkincisi: Her gelen hükümet kendi kadrosunu oluşturur. Bu hükümette gelir gelmez kendi kadrosunu yerleştirdi. Müsteşarlar değişti bakanlar değişti. programlar tamamiyle revize edildi. Ozi o tarihleri iyi oku. Biraz daha bilgi sahibi olman lazım. Ak Parti geldiğinde Derviş'in programı üzerinde birçok değişikliğe gitti. Bunların hepsini sadece internetten de bulabilirsin. Bu şekilde değerlindirme aşırı sığ kalıyor.
Son olarak asgari ücretle 2001 de alınabilen gıda miktarları ile şimdi alınabilen gıda miktarları arasında dağlar kadar fark var. Bunları da internetten bulabilirsin.
Abi sırf dediklerim doğru çıksın diye değerlendirme usüllerini bile çöpe atabiliyorsunuz. Bu da ayrıca alkışlanmalı.
-Kasım 2002 (1)gr. Altın:13,15 TL.-Çeyrek altın: 23,50 TL.
-Mart 2011 (1)gr. Altın:73.20 TL.-Çeyrek altın:127.00 TL.
-Kasım 2002 (1) lt. Benzin 1.52-TL.
-Mart 2011 (1) lt. Benzin: 4,22-TL.
-Kasım 2002 (1) kg. Et: 5,50-TL.
-Mart 2011 (1) kg. Et: 26,50-TL.Dana Bonfile (1) kg. : 32,00
2002 asgari ücret: 250 TL - 250/5.5 = 45 kilo et
2011 asgari ücret: 800 TL - 800/26,50 = 30 kilo et
doğru. et geçen seneki spekülasyonlar yüzünden tavan yaptı. ve fiyatlar uçtu.
peki bunun yanına ben de başka şeyler ekleyebilir ve alım gücünün arttığını söyleyebilirim. Ama sonuç değişmiyor. zaten asgari ücret yeterli denemez. şahsen ben asgari ücretle geçinemem. açık ve net. ama malum bu makaslar kolay kolay kapanmaz. ciddi süre ister. bu makas yine 2001 e göre daha iyi mi? iyi. 1 ve 2 dolara çalışan sayısı artık yok. bunların hepsi birer gösterge.
not: ben yine sıkıldım ozi. bayıyor artık böyle konular. anca sidik yarışı. seçimden sonra ne olacaksa olur. yine ak parti gelecek orası yüksek ihtimal gibi duruyor.ama ben bu zorlama yorumlardan harbi usandım.
ben rakamları söylüyorum. borç yapılandırmasına 7 milyon kişi başvurmuş. 7 milyon! Hâla daha borç ödeme gücünün arttığından bahsetmek komik değil mi? Zenginlerin ve yabancı sermayenin şişirdiği bir GSMH var ortada. Eh o rakama istediğini oranla sonuç iyi gibi çıkar. Lakin 7 milyon şahıs ve tüzel işletmenin vergi ve sgk borcunu ödeyemediği bir ortam var.
An itibariyle 1 kişi. (0 üye ve 1 ziyaretçi)