heyo heyo heyo forumumuza kavuştuk. teşekkürler admin popişine şaplatam senin oyhş![]()
ulan o kadar bitmeyen hikaye kastık, o hikayenin geleceğiyle ilgili planlarım vardı benim. hacı dönücekti, hikaye daha tam asıl yeni başlamıştı. gitti mi şimdi o lanet olsun
http://webcache.googleusercontent.co...C5%259Fue%2Fp1
http://webcache.googleusercontent.co...C5%259Fue%2Fp2
yalnız oy verilmiş mesajlar üstte. aralara serpiştir![]()
ben sıralim dedim ama bir yerde sonra ipin ucu kaçtı gibi
Numan, matarasını sırtına vurmuş çölde geziniyordu. Sıcak ve sert esen rüzgar tozları gözüne gözüne vuruyor, dalgalanan uzun saçları güneşe meydan okuyordu. Numan bakir toprakların sondan bir önceki silahşörüydü ve evrenin merkezindeki kara keraneye doğru yoluna devam ederken, siyahlara bürünmüş hacı kaçıyor, o da onu kovalıyordu. Çölde yürürken birden hacı karşısına çıktı tam yakalayacaktı ki ezan okundu ve ikisi de namaza durdular.. İlk farzın ortalarında ılımlı müslüman hacı lakaplı "Bedrettin" namazını bozdu ve kaçmaya devam etti. Koyu bir müslüman olan Numan ise namazın sonunu bekledi ama Bedrettin çoktan gözden kaybolmuştu..Numan selamlarını verdikten sonra yerden yavaşça kalktı. Üzerine yapışan tozları eliyle silkeledi. Cool bir ifade takınmıştı. Sessizce "seni bulacağam oğlum! seni bulacağm!" dedi. Hacının arkasından yürümeye devam etti.Numan ıssız ve sıcak çölde yürüdü yürüdü yürüdü. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyordu ama bitti. Çöl bitti ve karşısına bir kasaba çıktı. Hacı burdan geçmiş olmalıydı..Numan hiç düşünmeden soldaki ilk evin kapısını kırarak içeriye daldı. "Haccıı!! burdasın biliyorum, çık ulan karşıma köPPekk!" diye bağırdı. Oysa kapının arkasında yer sofrasında yemeklerini yiyen korkmuş aile fertleri vardı. Numan, "Pardon efendiler" diyip dışarı çıktı. Sonra öbürkü eve daldı, sonra diğerine, sonra berikine derken kasabadaki tüm evlere daldı. Hacı yoktu. En sonunda Numan "Tabi ya, hacı burda değil ki zaten, yazar bi üst postta burdan geçmiş olmalıydı yazmış. Demekki geçip gitmiş olm. Ben de gideyim o zaman" dedi ve komşu kasabaya doğru -yaptığı ameleliği kendinden örtbas ederek- usulca yol aldı.Bu sırada hacı çoktan kara keraneye varmıştı. Numan peşine düşeli 2 yıl olmuştu. Bu süreçte hiç peşini bırakmadı ve bundan sonra da bırakmaya niyeti yoktu. Ne yapsam bu lanet olası silahşörden kurtulsam derken karşılaştığı şey küçük dilini yutmasına sebep oldu..kara keranenin girişindeki zenci güvenlikçi dalgasını çıkartmış hacıya doğru sallamaktaydı..günlerce yürüdüğü çölden sonra karşılaşacağım şey bu mu olacaktı diye düşündü. Tabi ki bu olacaktı diye cevapladı. Bu sırada arkasından bir ses onu çağırdı: "la yarraam"Bu arkasından bağıran Müftü Veli Bey idi. "Ulan insafsız buralara geliyon da hiç haber vermiyon be hacı!" diye sitem etti. Hacı "Yok booğlum, daha yeni geldim. Şu silahlı itten kaçıyom. Onun kara keraneye girmesini engellememiz lazım. Yoksa içerdeki hatunların hayatları tehlikede. Paralel evren paradoksu yüzünden paralel orospularla bedenleri yer değiştirirken arafta kalabilirler." Müftü Veli Bey hemen arkasını döndü "ben adamları topluyom hacu! biz gelene kadar dayanın" dedi ve koştu giti. Hacı Bedrettin zenci güvenlikçiye aldırmadan keraneden içeri girdi.
Numan her adımda kara keraneye biraz daha yaklaşıyordu. numan 35 ini biraz geçmiş olmasına rağmen çok daha yaşlı görünüyordu.bir piç olmanın verdiği ağırlık omuzlarındaydı sonuçta.çilekeş anası kara kerhanenin en gözde sermayesiydi zamanında.Keraneye çok az bir mesafe kala kulağının arkasında bir serinlik...
Serinliğin nedeni belliydi... motor ekrem keranenin orda ensesine doğru üflüyordu numan ın...
Numan kafasını salladı. Dikkatini topladı. ilersindeki kara kerane, kulağının arkasındaki serinlik birer seraptı. Yoluna devam etti. Sağ eli sol tarafındaki silahının, sol eli de sağ tarafındaki silahının kabzasındaydı. Numan yürüdü.ve aniden otuzbir çekmeye başladığını hayal etti. ne saçma bir hayaldi bu. Birden koşmaya başladı. Çünkü bu yüzden her gece Numan, her gece üzülmüştü. Bu yüzden her gece Numan aşkın diline düşmüştü.
Numan koştukça koştu.
Koştu.
Koştu.
Kara keranenin önünde durdu. Keranenin içinde hacı pencereden dışarsını gözetliyor. Dışarda da zenci güvenlikçiler Numan'ı durdurmak için salladıkları dalgalarıyla hortum yaratıyorlardı. Numan silahlarını çekti. Artık sahne silahşöründü.
An itibariyle 1 kişi. (0 üye ve 1 ziyaretçi)